
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sırbistan’ın sınır kapılarında beyan edilmeyen nakit paralara uyguladığı zorunlu ve otomatik el koyma politikasını mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirdi. Karar, hem Sırbistan’da hem de bölgedeki diğer ülkelerde gündemi sarsarken, uygulamanın hukuki zemini de tartışmaya açıldı.
Davanın Arka Planı
AİHM’e başvuran Türk ve yabancı uyruklu yolcular, Sırbistan’dan geçişleri sırasında üzerlerinde bulunan 10 bin euroyu aşan nakit miktarını beyan etmedikleri gerekçesiyle paralarının bir kısmının ya da tamamının gümrük memurları tarafından alınmasından şikâyet etmişti. Sırbistan yasaları, söz konusu miktarın beyan edilmesini zorunlu tutuyor; ancak uygulamada bu kural, çoğu zaman “ne olursa olsun el koyma” şeklinde uygulanıyordu.
AİHM, inceleme sonucunda Sırp mahkemelerinin hiçbir somut değerlendirme yapmadan, para miktarı, kaynağı veya yolcunun niyeti gibi unsurları dikkate almadan doğrudan el koyma kararı verdiğini tespit etti.
“Orantısız Müdahale”
Mahkeme, Sırbistan’ın bu uygulamasının AİHS Ek Protokol 1’in 1. maddesi kapsamındaki mülkiyet hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Kararda, beyan zorunluluğunun meşru olduğu ancak el koymanın “otomatik ve kaçınılmaz bir ceza hâline getirilmesinin” hukuka aykırı olduğu vurgulandı.
AİHM, başvuruculara toplamda 127 bin euroyu aşkın tazminat ödenmesine karar verdi.
Kararın Etkisi Ne Olacak?
Bu karar Sırbistan için önemli bir emsal niteliği taşıyor. Bundan sonra gümrüklerde:
Uzmanlara göre karar, sadece Sırbistan’ı değil, nakit beyan kurallarını katı şekilde uygulayan diğer ülkeleri de etkileme potansiyeline sahip.
Yolcular Ne Yapmalı?
Karar, “gümrüklerde para alınamayacak” anlamına gelmiyor. AİHM, yasak değil, orantısızlık sorunu olduğunun altını çiziyor. Yani gümrük kontrolleri sürecek; ancak keyfi ve otomatik el koyma döneminin sona ermesi bekleniyor.
Yorum Yazın