
Mevcut sistemde, özellikle Avrupa’dan Türkiye’ye yapılan euro transferleri yüksek maliyetler ve gecikmelerle gerçekleşiyor. SWIFT altyapısı üzerinden yürütülen işlemler, aracı bankalar nedeniyle hem pahalı hem de zaman alıcı olabiliyor. SEPA üyeliği durumunda ise transferlerin çok daha hızlı ve düşük maliyetli hale gelmesi bekleniyor.
Yeni sistemle birlikte para gönderme işlemlerinin neredeyse yurt içi havale kolaylığına ulaşacağı belirtiliyor. Özellikle “SEPA Instant” özelliği sayesinde işlemler saniyeler içinde tamamlanabilecek. Bu da hem Avrupa’da yaşayan milyonlarca Türk vatandaşı hem de ihracat yapan işletmeler için ciddi bir avantaj sağlayacak.
Teklifin Ankara ayağında, Marta Kos’un temaslarının etkili olduğu ifade ediliyor. Görüşmelerde, finansal entegrasyonun yanı sıra teknik ve hukuki uyum konuları da gündeme geldi.
Ancak sürecin tamamlanması için Türkiye’nin yerine getirmesi gereken bazı kritik şartlar bulunuyor. Bunların başında, ödeme sistemlerinin AB standartlarına uyarlanması geliyor. Özellikle PSD2 ile tam uyum sağlanması, kara para ile mücadele düzenlemelerinin güçlendirilmesi ve finansal şeffaflığın artırılması gerekiyor.
Ekonomi uzmanları, Balkan ülkelerinin SEPA sistemine dahil olduktan sonra önemli ölçüde maliyet avantajı elde ettiğini hatırlatıyor. Türkiye’nin geniş ticaret ağı ve Avrupa’daki büyük diasporası göz önüne alındığında, benzer bir entegrasyonun çok daha büyük ekonomik faydalar yaratabileceği değerlendiriliyor.
Gelişmeler, Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir dönemin kapısının aralanabileceğine işaret ediyor.
Yorum Yazın