
Skandal, geçtiğimiz yıl Temmuz ayında patlak vermişti. Waldviertel bölgesindeki söz konusu papaz evine düzenlenen polis baskınında, Crystal Meth üretiminde kullanılan kimyasal maddeler ile laboratuvar ekipmanları ele geçirilmişti. Olayın ortaya çıkmasının hemen ardından, papazın bağlı olduğu piskoposluk tarafından tüm dini görevlerine son verildi.
Sanığın avukatı yaptığı açıklamada, müvekkilinin davada “temel olarak suçunu kabul edeceğini” ifade etti. Bu açıklama, mahkeme sürecinde sanığın iş birliği yapabileceğine işaret ediyor.
Uyuşturucu üretimi gibi ağır bir suçla yargılanacak olan papazın davası, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda dini otoriteler açısından da büyük yankı uyandırdı. Olay, kilise kurumlarının iç denetim mekanizmalarının da yeniden tartışmaya açılmasına neden oldu.
Yetkililer, olayla ilgili soruşturmanın geniş kapsamlı olarak sürdüğünü ve uyuşturucu madde üretiminde başka kişilerin de rolü olup olmadığının araştırıldığını bildirdi.
Yorum Yazın