
Almanya’nın Lüneburg kentinde görülen ve "akılalmaz" olarak nitelendirilen dava, sanıkların en ağır cezayı almasıyla sonuçlandı. "Kahramanlık kompleksi" kurbanı olan iki eski ambulans çalışanı, sadece ilgi odağı olmak ve takdir toplamak amacıyla onlarca insanın hayatını hiçe saymakla suçlanıyordu.
Sinsi Plan: Önce Kaza Yaptır, Sonra Hayat Kurtar
Mahkeme kayıtlarına göre; sanıklar gece saatlerinde otoyollara büyük beton parçaları ve ağır ağaç kütükleri yerleştirerek ölümcül tuzaklar kurdu. Planın asıl ürkütücü kısmı ise engelleri yerleştirdikten sonra ortaya çıktı: Sanıklar, kendi ambulanslarıyla olay yerine "tesadüfen" ilk ulaşan ekip olup, yaralılara müdahale ederek toplum gözünde kahramanlaşmayı hedefledi.
Mahkeme: "Bu Bir Cinayet Teşebbüsüdür"
Lüneburg Ağır Ceza Mahkemesi, eylemlerin sadece bir "ihmal" veya "tehlikeli oyun" olmadığını, sürücülerin karanlıkta bu engelleri fark etme şansının bulunmadığını vurguladı. Mahkeme başkanı, sanıkların insanların ölebileceğini bildikleri halde bu eylemleri gerçekleştirmesini "sinsilik" olarak değerlendirdi.
Karar kapsamında:
• Birinci sanığa: "Cinayete teşebbüs" ve "trafikte tehlikeli müdahale" suçlarından 12 yıl,
• İkinci sanığa: Aynı suçlara iştirakten 11 yıl hapis cezası verildi.
"Mesleki Etik Ayaklar Altına Alındı"
Davayı takip eden hukukçular ve toplum psikologları, kararın emsal teşkil ettiğini belirtti. Savcılık makamı, insanların en çaresiz anında güvendiği ambulans görevlilerinin, bizzat felaketin kaynağı olmasını "toplumsal güvene vurulmuş ağır bir darbe" olarak nitelendirdi.
Mucize eseri sanıkların neden olduğu kazalarda can kaybı yaşanmazken, mağdurların yaşadığı ağır travmalar ve maddi hasarlar davanın temel dayanak noktalarından biri oldu.
Yorum Yazın