
Hayat, insana bazen seçme hakkı bırakmadan yollar çizer. Kimi insanlar doğdukları topraklarda huzur içinde bir ömür sürerken, kimileri daha iyi bir gelecek uğruna sevdiklerinden ayrılarak gurbet yollarına düşmek zorunda kalır.
Bir zamanlar Sirkeci Garı’ndan alınan bir tren bileti, insanı yalnızca başka bir ülkeye götürmezdi; o bilet aynı zamanda hasretle, hüzünle ve gözyaşıyla yoğrulmuş uzun bir hayat yolculuğunun da başlangıcı olurdu. Ardında anne-babasını, eşini, çocukluğunu, köyünü ve alıştığı hayatı bırakan insanlar; bilinmezliğe doğru umutla, korkuyla ve özlemle yola çıkardı.
Yaklaşık altmış yıl önce gurbetçi olarak geldiğimiz bu topraklarda bugün artık Avrupalı Türkler olarak yaşamaya devam ediyoruz. Geçen yıllar içinde nice nesiller büyüdü, çocuklar torun sahibi oldu; fakat gurbetin insanın yüreğinde bıraktığı derin özlem hiçbir zaman tamamen silinmedi. Çünkü insan, nerede yaşarsa yaşasın, doğup büyüdüğü toprakların hasretini yüreğinin bir köşesinde taşımaya devam ediyor.
Önümüzdeki günlerde Avrupalı Türklerin izin sezonu yeniden başlıyor. Yıllardır olduğu gibi yollar yine sıla hasretiyle dolacak. Kimi, memleketindeki anne ve babasına kavuşmanın heyecanını yaşayacak; kimi ise çocukluğunun geçtiği sokakları yeniden görmenin mutluluğunu hissedecek. Ancak bu uzun yolculuklar dikkat, sabır ve sorumluluk da gerektiriyor. Çünkü sıla yolu sadece kilometrelerle ölçülen bir mesafe değil; özlemi, umudu, kavuşmayı ve yılların biriktirdiği duyguları taşıyan ayrı bir hayat yolculuğudur.
Bu uzun yolculukta, Avrupalı Türklerin özellikle önem verdiği bir noktaya da değinmek istiyorum. Bir aylık izin döneminde çoğu aile, beş bin kilometrenin üzerinde yol yapıyor. Bu nedenle insanlar, böylesine uzun ve yorucu yollara dayanabilecek güçlü, güvenli ve bakımlı araçlarla yola çıkmaya özen gösteriyor. Çünkü o araçların içinde yalnızca eşyaları değil; eşleri, çocukları, yani en değerli varlıkları bulunuyor.
Yıllarca alın teriyle biriktirdikleri paralarla sahip oldukları bu araçlar, onlar için sadece bir ulaşım aracı değildir. O otomobiller; gurbetin emeğini, yılların mücadelesini ve sıla özlemini taşıyan sessiz yol arkadaşları gibidir. Bu yüzden insanlar, tatile çıkmadan önce araçlarının bakımına büyük önem verir, günler öncesinden hazırlık yaparlar. Çünkü bilirler ki sıla yolu, ihmali affetmeyen uzun ve zahmetli bir yolculuktur.
Ancak bazen bu yolculuklarda acı haberler de duyuluyor. Uykusuzluk, aşırı yorgunluk, dikkatsizlik ve aşırı hız; nice ailelerin mutluluğunu bir anda hüzne çevirebiliyor. Bu nedenle sıla yoluna çıkan herkesin acele etmeden, dinlenerek ve trafik kurallarına titizlikle uyarak hareket etmesi büyük önem taşıyor. Çünkü memlekete sağ salim ulaşabilmek, varılacak yere birkaç saat erken gitmekten çok daha değerlidir.
Bu vesileyle, bu yaz tatiline çıkacak tüm Avrupalı Türklere ve gelecek yıllarda sıla yoluna çıkacak bütün vatandaşlarımıza huzurlu, sağlıklı, kazasız belasız yolculuklar diliyorum. Rabbim herkesi sevdiklerine sağ salim kavuştursun. Güzel anılarla dolu, bereketli ve mutlu bir tatil geçirmeniz dileğiyle…
Selam ve sevgilerimle
Ahmet YILMAZ
28.05.2026
Yorum Yazın